AdAfter The after word on ads & ad business / Reklamlar ve reklamcılığın ardından…

Turkcell Manavgat Şelalesi’nin sesini çeker mi, çekmez mi? Reklamda abartının dozu ve inandırıcılık

05.28.2011 · Posted in Reklamcılık

Turkcell’in Sertab Erener’li “kalite” odaklı reklamları dikkatinizi çekiyordur. Sertab, abartılı sapsarı ve antenli jipiyle yollara düşecek ve 4 çeker testine başlayacaktır.

İlk testi Manavgat Şelalesinde gerçekleştirmişler:

Sertab şelalenin ortasında telefona şarkı söylüyor, şarkı İstanbul’da stüdyoda arkaplan gürültüsü olmaksızın billur gibi kaydediliyor. İnsanın inanası gelmiyor. Açıkçası bana da inandırıcı gelmedi, hatta baktım bazı Twitter tepkileri de şöyleydi.

Öncelikle daha önce duyduğum ama ihtiyaç olmadığını düşündüğümden pek de önem vermediğim bu HD ses teknolojisini araştırdım. Dual Carrier denilen bir teknoloji. Gerçekten arkaplan seslerini ortadan kaldırıyor ve karşı tarafa çok daha kaliteli bir ses iletilmesini sağlıyor.

Ancak bu özellik her telefonda yok. Telefonun “HD Voice enabled” olması lazım. Sesin kaliteli iletilmesi kadar, kaynağında, yani telefonda ve mikrofonda, kaliteli kaydedilmesi de gerekiyor. Ortaokul seviyesinde fizik bilgisi olanlar bunu anlayacaktır. Şimdi şaşıracaksınız ama Turkcell’in platinum müşterilerinin belki %80’ini oluşturan Blackberry ve iPhone sahipleri bu özellikten mahrum. Oysa Turkcell reklamında bundan hiç bahsetmiyor, sanki şebekedeki herkes HD ses hizmetinden faydalanabilirmiş gibi davranıyor. Turkcell, tüketiciyi yanıltıyor, aldatıyor. Sadece altyazıda “şebekimizde HD Ses ve Dual Carrier teknolojileri kullanılmaktadır” diyor. Telefonlarınızda bu özelliğin olması gerekmektedir bile demiyor.

İnandırıcılıkta birinci golü de buradan yiyorlar, çünkü iPhone 4 kullanan Turkcell müşterisi, hiç de aklında yokken, bu reklama maruz kalınca “ses kalitesinden” memnun olmaması gerektiğine uyanıyor ve reklamı aşırı abartılı buluyor. Çoğumuz Turkcell kullanıyoruz, trafikten, çocukların sesinden çoğu zaman sesimiz karşı tarafa güç bela gidiyor. Üstüne üstlük sokaktaki vatandaş “ses kalitesi”, “ortam gürültüsü” ve “kapsama alanı” kavramlarını da birbirine karıştırıyor. Turkcell reklamları da bu kavram kargaşasına çok güzel hizmet ediyor. Neticede yan yana bir karşılaştırma duymadan şelalenin sesinin karşı tarafa gitmeyeceğine inanmamız çok zor. Sesine ve şarkısına rağmen Sertab burada maalesef etkisiz eleman oluyor.

Mesajınızın inandırıcı olmasını istiyorsunuz, aile kontenjanından da olsa, sözüne ve sesine güvenilir bir ünlü kullanıyorsunuz. Ancak bir çuval inciri berbat ediyorsunuz. Bu kadar abartıya gerek var mıydı? Turkcell’e daha dürüst ve şeffaf olmak yakışmaz mıydı? Bu reklam tüm Turkcell mesajlarının inandırıcılığını ve güvenilirliğini de şüphe altında bırakıyor.

Bu arada HD ses teknolojisi reklamda abartıldığı kadar var desem yeridir. “Uyumlu bir telefonla” sesin kalitesi gerçekten çok fark ediyor ve arkaplan gürültüler dahi ortadan kalkıyor. Bakın İngiltere’de Orange’ın da kullandığı bu teknolojiyi ne kadar inandırıcı, ne kadar ikna edici, ne kadar basit şekilde tanıtmışlar:

Bu da başka bir karşılaştırmalı tanıtım:

Özetle son teknolojiyi kullanmak iyi güzel, ama bunu vatandaşa anlatırken, dürüst, şeffaf ve inandırıcı olmakta fayda var. Reklamda abartının dozunu da inandırıcılığınızla eşdeğer tutmalısınız. Yoksa “hadi canım, bu mu şimdi Turkcell teknolojisi?” serzenişlerine maruz kalırsınız.

Cem Argun.-

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

One Response to “Turkcell Manavgat Şelalesi’nin sesini çeker mi, çekmez mi? Reklamda abartının dozu ve inandırıcılık”

  1. […] ilgili Cem Argün’ün güzel bir yazısı var. Detaya girmek isteyenler oraya baksın. Ayrıca hem Turkcell reklamı hem de HD ses teknolojisini […]

Leave a Reply

Switch to our mobile site