AdAfter The after word on ads & ad business / Reklamlar ve reklamcılığın ardından…

OnurAir Twitter’da kalkışa geçti!

12.17.2011 · Posted in Digital / Social

OnurAir'in Twitter'daki onurlu yükselişi ancak lineer cebirle açıklanabilir...

OnurAir’e neden ve nereden döndük anlatayım. Dün Gökhan Aydın sağolsun Twitter reklam blogundan bir yazı paylaştı ve tesadüfen çok ilginç birkaç konuda kafa patlatmamızı tetikledi:

Söz konusu blog yazısında yılın en çok RT edilen tivitinin aşağıdaki Wendy’s  yardım çağrısı olduğu anlatılıyor:

Wendy’s kampanyası bize OHY001 kodlu :) OnurAir Faciasını anımsattı. Bildiğiniz gibi Van Depremi ardından OnurAir kaş yaparken göz çıkarmış, yardım niyetine oldukça ciddi bir sosyal medya faciasına sebebiyet vermişti. Kaza kırım raporları, karar kutu her şey “pilotaj” hatasına işaret ediyordu. Şaka bir yana, evet özellikle sosyal medyada her marka hata yapabilir, kriz yaşayabilir, ancak bir de özürünüz kabahatinizden büyükse işiniz oldukça zor:

"...kampanyamız bunu anlamayan bazı takipçilerimiz nedeniyle sona erdirilmiştir."

OnurAir bir hata yapmış, olabilir, lakin yetkililer infiali doğru okuyup hatalarını anlamakta direnince kriz çığ gibi büyüyor. Samimi bir şekilde en yetkili ağızdan özür dileyip takipçilerinin, hayranlarının uyarıları için teşekkür edecekleri yerde talihsiz bir şekilde bizi anlamadılar diyerek yardım makbuzlarını teşhire kalkışıyorlar. Yangını söndürelim derken, körükle gitmek de bu olsa gerek…

Peki Wendy’s veya başka diğer benzer global markalar için tıkır tıkır fan, like, ritivit devşiren model OnurAir için neden çalışmamış, bilakis yere çakılmıştı?

Bunu kısaca “sosyal medya fırsatçılığı ve ahmaklığı acımasızca cezalandırır” diye açıklayabiliriz. Elbette doğal afet ve ulusal acil ihtiyaç anında yardımını koşullu yapmaya yeltenen bir havayolu şirketiyle, ortalık süt limankan haydi bizim karnımız tok, yetimhanede veya koruyucu aile gözetimindeki çocuklar için hep birlikte el ele bir güzellik yapalım fikri uzaktan yakından benzeşmiyor.

Aklınızda bulunsun, bu tür bir krizle karşı karşıya kaldığınızda isterseniz allame-i cihan olun, icranın en tepesindeki adam olarak başınızı önünüze eğecek ve çıkıp mecrasında bizzat siz özür dileyeceksiniz. “Yanlış anlaşılmalardan” dolayı değil, basbayağı yanlış yaptığınız için, 3 gün sonra değil anında özür dileyecek ve gerekirse kelle verecek, diyet ödeyeceksiniz. Özür dilemek erdemdir, telafi etmek büyüklüktür. Bizim insanımız samimi ve ivedi olması koşuluyla özür dileyeni hemen affeder, yelkenleri suya koyverir. Nedense bizim yöneticilerimiz kul olmadıklarından olsa gerek, hata yaptık demeyi, özür dilemeyi kendilerine zul görüyorlar…

Neyse tam hata yaptılar, ama en azından dolambaçlı da olsa özür dilediler derken aşağıdaki grafiğe rastlıyoruz. O da ne! 25 Ekim faciasının hemen ardından OnurAir Twitter’da çaktırmadan sabit hızda istikrarlı bir yükselişe geçiyor. Her gün istisnasız tam 9 kişi OnurAir’i takibe alıyor. Ne bir eksik, ne bir fazla. Meğer yardım kampanyası işe bile yaramış, farkında değiliz. Ne de olsa reklamın iyisi kötüsü olmaz değil mi?

OnurAir'in Twitter'daki onurlu yükselişi ancak lineer cebirle açıklanabilir...

Kazın ayağı öyle olmasa gerek. Belli ki BuyTwitterFollowers veya benzeri bir sistemle, sabit bir bütçe karşılığı günlük takipçi kotası belirlenmiş. Sosyal medyada bariz bir hatanın ardından, yanlışınızı örtbas etmek için bu kadar suni bir şekilde takipçi devşirdiğinize göre alenen ders almamışsınız, işin gerçek uzmanlarına başvurmamışsınız demek oluyor. Halbuki sağım solum, önüm arkam, memleket sosyal medya uzmanı kaynıyor. Twitter bir yana OnurAir’in 224.000 Facebook hayranıyla Türk Hava Yolları’nın bile 2 sıra önünde önünde olmasını da bu yanıltıcı yöntemle mi açıklamalıyız?

E şimdi biz sizin uçağınıza nasıl binelim, sözünüze güvenip nasıl çoluğumuzun çocuğumuzun canını emanet edelim be canım kardeşim?

Wendy’s Promoted Tweets Performans Analizi:

OnurAir’i teessüfle andıktan sonra buna aracı olan Altın Tivit sahibi Wendy’s kampanyasını da incelemeden geçmeyelim. Promoted Tweets formatındaki bu reklam tiviti 100.000 civarı RT almış ve Wendy’s koruyucu aile bakımındaki çocuklar için 50.000 US$ bağış yapmış. Açıkça Wendy’s RT’lerle ciddi bir “engagement” elde etmiş. Lakin Twitter’ın ABD’de o dönemde 33 milyon tekil kullanıcıya eriştiği varsayılırsa, %2.85 civarında bir EPM (Engagement Per Thousand) Google Adwords’ün %2’lik ortalama CTR (click through) rakamı ile karşılaştırıldığında Promoted Tweet’ler için pek de aman aman bir fark ortaya çıktığı söylenemez. Kampanya 100.000 RT’te kesildiği için rahatlıkla Wendy’s Twitter’dan 100.000 RT için CPRT (cost-per-retweet) temelli bir Promoted Tweets alımı yaptı diyebiliriz. Bunun tarifesinin de biraz bakkal hesabı, biraz da Flowtown’ın restoranlar için tespit ettiği 53¢’lik CPL (cost-per-like) hesabı üzerinden çıkarımla 50¢ olduğunu varsayabiliriz. Yani Wendy’s için her bir ritivitin CPRT’sinin toplamda 1$ olma ihtimali oldukça yüksek.

(EPM=100.000/35.000.000)*1000)=%2.85

Not: [EPM=(RT+{Mention}/Erişim)*1000] Elbette engagement ölçümü için varsa @mention sayısını da eklemek gerek.

Ayrıca bu “Promoted Tweet” kampanyası ertesinde, 17 Haziran- 17 Temmuz arasında @wendys %19 artışla 4.794 yeni takipçi kazanarak 30.026’ya ulaşmış, takip eden aylık dönemlerdeyse (17’sinden 17’sine), sırasıyla %14.2, %8,5 ve %6.8 olarak azalarak artmaya devam ediyor. Yani kampanyanın takipçi sayısı üzerinde olumlu etkisinin görüldüğünü söylemek mümkün. (Kampanya Haziran başı başlıyor ancak TwitterCounter‘da premium hesapla bile 17 Haziran öncesi istatistiklere ulaşamadım. Dolayısıyla etkisinin çok daha olumlu olduğunu düşünüyorum.)

Bu arada Wendy’s, @GirlBehindSix adlı gizli Twitter yarışmasıyla Kasım ayında bir çırpıda 33.000 takipçi daha kazanmış:

Takipçileriyle para karşılığı ilişki yaşayanlara önemle duyurulur. Karşılıklı aşk gibisi yok. 😉

 

Güncelleme: Bugün Korhan Kurt‘la Twitter sohbetimizi takiben “engagement” tanımını genişletmek gereğini hissettim:

Bu durumda EPM (enagement per thousand) formülünü de güncelleyeyim:

EPM=(RT+{Mention}+{Favorite}+{Reply}/Erişim)*1000] 

 

Cem Argun.-

 

Sorular

1: Sosyal medyada niteliğe değil de niceliğe aldanarak etik olmayan yöntemelerle takipçi ve hayran satın alınması hakkında ne düşünüyorsunuz?

2: Gelin yol yakınken dijital pazarlama terminolojisi “engagement” yerine zımba gibi bir Türkçe kelime buluverelim. Var mı öneriniz?

Ayrıca buraya kadar okuyup da beğenmemek, tivitlememek ayıp olur. Tembellik etmeyelim, paylaşalım… Beğenmediyseniz, farklı düşünüyorsanız da çekinmeyin yorum yapın tartışalım.

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Leave a Reply

Switch to our mobile site