Vodafone kendi ayağına mı sıktı?
Geçtiğimiz hafta Perşembe Yalçın Pembecioğlu Bigumigu‘da Vodafone’un graffiti saldırısına uğrayan bilbordlarını paylaşmıştı. O anda bu olayda bir gariplik sezmiştim, ama ancak vaktim oldu, bugün yorum yapabiliyorum.
Ben açıkçası bu gerilla etkinliği tam tersten algılıyorum. Graffiti, sistemi, sistemin sembolü binaları, duvarları, araçları, reklamları tahrip eden, çoğu ülkede suç sayılan, eleştirel ve anarşist bir sanat akımı. Bu durumda Vodafone bilbordları ve mesajı tahrip edilmiş olmuyor mu? Sanki gençler Vodafone’dan memnun değillermiş, sloganlardaki gibi yeterince özgür konuşamıyorlarmış da isyan etmişler. “Vodafone duy sesimizi” gibi bir durum söz konusu…
Artık, bindiği dalı kesmiş mi desem, kendi ayağına sıktı mı desem bilemiyorum…
Ayrıca gençlerin saygısını kazanacak gerilla/viral bir iş yapacaksan, öyle değil Mark Ecko gibi yapacaksın:
Marc Ecko Tagging Air Force One -
Güncelleme, 17 Ocak 2010:
Vodafone’dan yaklaşım değişikliği: Çevir kazı yanmasın…
Cem Argun.-
Related posts:
- Vodafone doğru yolu buldu Vodafone’un yeni kampanyası “Selim ile Tarife” her açıdan bir milat...
Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

