Recep İvedik yerine Tosun ile Yabancı Damat; Turkcell’de ne şiş yansın ne kebap
Turkcell’in Recep İvedik serisi kampanyasını buradan en sert şekilde eleştirenlerden biriydim. Burada, burada ve de burada yazmıştım. Bu eleştirilerimi de asla elitist bir yaklaşımla yapmamıştım. Eleştirilerim aslında ne Recep İvedik’e, ne de Şahan Gökbakar’aydı. Sadece, Turkcell gibi “premium” bir markanın kendini bu karakterle özdeşleştirmesini yanlış buluyordum. Turkcell hedef kitlesinin, Recep İvedik’e gişe rekorları kırdırıp, kahkahalarla altına işeyene kadar gülmesi, bence Turkcell’in böyle bir tercih yapması için yeterli değildi.
Neticede, Şahan popüler ve ticari bir iş yapıyor, Türkiye’nin gerçeğini temsilen kıro bir karakter yaratmış. Kırolukları ağır basanlar bu karakterde kendilerini buluyorlar, kıro olmadığını düşünenler ya da diğer bir deyişle bastırılmış kırolar da bu karakterle eğleniyorlar. Bu bastırılmış kıroluk hepimizde farklı oranlarda var. İnkar etmeye de gerek yok. Ancak bunu kabul etmek, sahiplenmek istemiyoruz, büyük çoğunluğumuz bu yanını bastırıyor.
Kanımca, Turkcell Recep İvedik’i markasına yapıştırarak, hem kendi hem de hedef kitlesinin içindeki kıroyu dışarı çıkartarak, markasını kırılganlaştırmıştı.
Amacım elbette “Recep İvedik 3” arifesinde, bu konuyu tekrar tekrar ısıtıp gündeme getirmek değil. Farkındaysanız, Turkcell bu kez aynı hataya düşmedi. Yeni kampanyasında, 2010 yılının gişe rekorunu kırması kuvvetle muhtemel Recep İvedik karakterini kullanmadı. Evet, yine Şahan Gökbakar’ın “Tosun” ve “Yabancı Damat” karakterleri söz konusu, ama neyse ki bu kez Recep İvedik değil!
Tosun, bu ülkenin büyük çoğunluğunu iyi yanlarıyla temsil ediyor. İyi niyetli, uyanık, kendine güvenen, her şeyi bildiğini sanan, yardımsever, misafirperver, güçlü, dürüst, hayatını sürdürmesine yetecek kadar pratik zekası ve görgüsü olan “sencil” ve harbi Anadolu çocuğu. Her şeyi yanlış yapsın, her türlü salaklığı yapsın kimse Tosun’a kızmaz, kızamaz. Güreşçi eşofmanı ve madalyalarıyla o bizden biri. Örnek bir karakter.
Öte yandan yabancı damat Tommy de biraz benim gibi, Recep İvedik’i eleştirenler gibi, gün geçtikçe bu toplumdan uzaklaştığını, başkalaştığını hisseden, kimi zaman bundan memnun olan, kimi zaman garipseyen “Avrupalı” modernleri temsil ediyor. İyi eğitimli, meslek sahibi, yabancı dil ve diller bilen, görece daha akıllı olduğunu sanan, açık fikirli, problem çözen, sempatik, iyi ve kalburüstü aile çocuğu. Örnek bir karakter.
Kampanyanın kalbindeki “madem kayınço olacağız, kaynaşalım, sana buraları öğreteyim” esprisi ülkenin ayrışmakta olan iki farklı kesimini bu iki örnek karakter etrafında kaynaştırıyor. Farklılıklardan çok benzerlikler ve olumlu yanlar ön plana çıkıyor.
Özetle, bu kez stratejik ve iyi kurgulanmış karakterler etrafında başarılı bir kampanya ortaya çıkmış. Keşke bir de Şubat ayında vizyona Recep İvedik değil, Tosun ile Yabancı Damat girseydi…
Tosun ve Tommy’nin kayınço olmasıyla, Turkcell’de ne şiş yanar ne kebap. Bundan iyisi de Şam’da kayısı.
Cem Argun.-
No related posts.
Benzer yazı sizi Yet Another Related Posts Eklentisini kullanarak getirdi.
