Ne mutlu Turkcell’liyim diyene!

Turkcell yeni reklamıyla yurdum insanını yine çok güzel işlemiş. Bu tadı Erzurum’daki çağrı merkezi ve bir kaç reklamında daha yakalamıştım. Türk, beyaz Türk, Laz, Çerkez, Kürt, Arap, köylü, kentli herkes var. Herkes mutlu, herkes neşeli. Turkcell’in onlara sunduğu iletişim gücünden memnunlar ve gülüyorlar. Kendilerini güçlü hissediyorlar. Reklam, ülke olarak bu günlerde tam da ihtiyacımız olan “pozitif dalgalardan” yayıyor. Tınısıyla da kendini tekrarlatıyor, akılda kalıyor.

Çekim gücü bu reklamda “kapsama alanı” ve “Turkcell’in her yerden çekebilmesine” işaret ettiği gibi çok önemli bir yan anlam da taşıyor. Turkcell’in sosyal bir ağ olarak çekim gücü, cazibe merkezi kalabilmesi de önemli. Çünkü mobil abonelerin %56’sını kontrol etmenin sağladığı cazibe 100’ün 56’sının çok çok üzerinde.

Bir iletişim ağının değeri veya gücü abone sayısının karesiyle orantılı. Yani kabaca, abone paylarından hareketle Turkcell’in değeri Dτ=56^2=3.136 iken, Vodafone’un Dv=25^2=625, Avea’nın ise sadece Dα=18^2=324. Burada dikkat çekici olan Turkcell’in abone payı %56’yken, toplam yaratılan değerdeki payı %77′ye çıkıyor. Bu yüzden herkes, henüz hâlâ öncelikle Turkcell’lilerle uygun şartlarda konuşabilmek istiyor. Yani esas Turkcell’in, Turkcell’linin sözü geçiyor. Çünkü Turkcell hâlâ açık ara hakim güç, bunu da korumak istiyor.

Turkcell’in churn’den yani net abone kaybından yakındığı bu günlerde bu çok doğru bir reklam olmuş. Turkcell’in gücünü hem “çekim gücüyle”, hem de “cazibe gücüyle” adeta mıhlamış. Bu ülkeyi oluşturan insanların her geçen gün biraz daha ayrıştığı şu günlerde onları ortak bir paydada birleştirerek bütünün, beraberliğin gücüne de gönderme yapmış.

TurkcellliTurkcellli2

Bugünlerde Türkiye’nin insanlarının “Ne mutlu Türküm diyene!” demeleri bile hor görülürken, gocunmadan “Ne mutlu Turkcell’liyim” diyebilmeleri, böyle hissedebilmeleri güzel. Turkcell Kırklareli’den Hakkari’ye, Çamlıhemşin’den Alaçatı’ya ülkenin insanlarını kucaklıyor. Bu çağda, mecazi olarak “devlet kadar, hatta daha güçlü” olduğunu hissettiriyor. Turkcell çok doğru yapıyor yoksa zaten bu açılım sonunda Turkcell’i de Türkiyecell’e götürür…

Not: Bu arada 11 Ekim Pazar günü Habertürk ve Sabah’ta başlayan gazete kampanyası ilginç şekilde Akşam Gazetesi’nde yer almamış. Turkcell’in, zaten Doğan Grubu gazetelerine girmezken, Akşam’dan da vazgeçmesi ilginç geldi. Neticede ilk 10 gazete listesinden sadece 4. ve 5. gazete kullanılmış oluyor.

Düzeltme: Kampanya Akşam Gazetesi’nde 12 Ekim Pazartesi başlamış…

Cem Argun.-

No related posts.

Benzer yazı sizi Yet Another Related Posts Eklentisini kullanarak getirdi.

Leave a Reply